Rainer Maria Rilke'nin Naat-ı Şerif'i

27.01.2020 / 22:22

Rainer Maria Rilke'nin Naat-ı Şerif'i

Alman şair ve yazar Rainer Maria Rilke (1875-1926), Duino Ağıtları ve Malte Laurids Brigge’nin Notları gibi eserleriyle dünya edebiyatının en büyükleri arasında sayılıyor. Üstadın geride bıraktığı şiirler arasında Naat-ı Şerif diyebileceğimiz bir eser de var: Mohammeds Berufung. Evvelce Turan Oflazoğlu tarafından Muhammed’in Yakarışı adıyla Türkçeye kazandırılan bu şiiri Hakan Albayrak da tercüme etti. Belki aranızda Almanca bilenler vardır diye önce orijinali, sonra Albayrak’ın tercümesini sunuyoruz.

 

 

MOHAMMEDS BERUFUNG

 

Da aber als in sein Versteck der Hohe,
sofort Erkennbare: der Engel, trat,
aufrecht, der lautere und lichterlohe:
da tat er allen Anspruch ab und bat

 

bleiben zu dürfen der von seinen Reisen
innen verwirrte Kaufmann, der er war;
er hatte nie gelesen - und nun gar
ein solches Wort, zu viel für einen Weisen.

 

Der Engel aber, herrisch, wies und wies
ihm, was geschrieben stand auf seinem Blatte,
und gab nicht nach und wollte wieder: Lies.

 

Da las er: so, dass sich der Engel bog.
Und war schon einer, der gelesen hatte
und konnte und gehorchte und vollzog.

 

***

 

MUHAMMED’İN RİSALETİ

 

O haşmetli melek, ilk bakışta tanınan,
nur saçarak girince saklandığı yere,
yalvardı vazgeçip bütün iddialardan,
basit bir tacir olarak kalabilsin diye.

 

Basit bir tacir işte;
üzerinde biraz mahmurluk, yolculuklardan kalan.
Okumuşluğu yoktu, hele böylesi bir kelâm
ağır gelmez miydi âriflere bile?

 

Ama melek, buyurgan, üsteliyor ve üsteliyordu
elindeki levhada yazanı göstererek,
bir daha ve bir daha: Oku.

 

Ve okudu. Öyle ki, melek eğildi önünde.
Çoktan okumuş gibiydi sanki,
hazırdı çoktan, işitmeye ve itaat etmeye.

 

(Türkçesi: Hakan Albayrak)