Ormanların prensesi Jonna Jinton

29.01.2020 / 21:11

Ormanların prensesi Jonna Jinton

Son birkaç yıldır İsveç’in ormanlarından mistik bir ses yükseliyor. Vahşi hayvanların yaşadığı mahallelerden geçiyor beyaz elbiseli genç bir kadın. Kendi masalının kahramanı olan Jonna Jinton. 

 

FATMA ALBAYRAK

 

Ormanların prensesi Jonna aslında Göteborg’da yaşayan ve kalbinin sesini bastıran sıradan bir kızdı. Araba sesleri, gürültülü sokaklar onun alışık olduğu şeylerdi. Fakat 2010 yılında enteresan bir karar aldı: Grundtjarn isimli küçücük bir kasabaya taşınacaktı. Bu kararını  gerçekleştirip, evini ve derslerini bırakarak tanıdık olmayan bir yaşam tarzı sürmeye başladı. Sessizlik ve doğayla dolu…

 

Tabii ki her şey hemen yerine oturmadı. Jonna bu küçük kasabaya taşındıktan sonraki ilk yılların hem maddi hem de manevi olarak çok zor geçtiğini söylüyor. Yaşadığı konforlu şehir hayatından sonra odun kesmek, evinin önündeki karı temizlemek, şiddetli fırtınalarla mücadele etmek zor olsa gerek. Fakat sevgili Jonna’mız tüm bu engellerin üstesinden başarıyla gelip, vahşi hayatın bir parçası olmuş… Etrafındaki ağaçlar, dağlar, hayvanlar ondan çekinmiyor artık.

 

Jonna’yı diğer insanlardan ayıran bir başka özelliğine geldi sıra: Buz banyosu merakı!

 

İsveç’in keskin soğuğu tüm gölleri dondurunca Jonna kendisine küçük bir delik açıp içine giriyor ve birkaç dakika boyunca buzların arasında kalıyor. Bu hem zihnini boşaltmasına hem de dayanıklılığının artmasına sebep oluyormuş. Bir çeşit meditasyon.

 

Yaşadığı yer ilhamla dolu olduğu için yıllardır eşsiz fotoğraflar çekiyor. Instagram profili bir peri masalından çıkmış gibi. Fotoğraflarına her zaman mistik ve gizemli bir hava hakim. Ayrıca büyük bir sabır gerektiren taş dengeleme sanatında da çok başarılı. 

 

Uzun zamandır soyut resimler yapıyor. Eserlerine mavi renk hakim. Zaten Jonna’nın ruhuna en çok yakışan renk de o. Karlar Kraliçesi’nin iyi ve sempatik bir kopyası resmen! 

 

Eski zamanlarda hayvanları otlatırken onları geri çağırmak veya tehlikeli bir durumu haber vermek için kadın çobanlar ‘kulning’ isimli bir müzik türü oluşturmuşlar. Jonna da bu ilginç geleneği insanlara tanıtmakta gecikmedi. Sadece kulning türünü kullanmıyor elbette. Onun kendine ait, benzersiz bir müzik dünyası var.

 

Jonna geçen aylarda Johan isimli bir beyefendiyle evlendi ve eski aile büyüklerinin yaşamış olduğu bir eve taşındı. Ayrıca yıllardır yanında olan Nanook isimli tatlı köpeği ve kedileriyle beraber sade yaşamını bizlerle Youtube ve Instagram üzerinden paylaşmaya devam ediyor.

 

21. yüzyılın zarif prensesi Jonna, hayatımıza kattığın her peri tozu tanesi için teşekkür ederiz!